so underneath the concrete sky, lucy puts her hand in mine.
she says “life’s a game we’re meant to lose. but stick by me and i will stick by you.”
#switchedatbirth
bir nedeni yok, sadece özledim.

yazmayalı çok uzun zaman oldu. ilk sana bişeyler yazarak geri dönmek istedim yazmaya. eskiden de içimden geçenleri en çok sana yazardım bu yüzden heralde :)
bu fotoğrafın çekilmesinin üzerinden 4 sene geçti. tanışmamızın üzerinden de 10 sene. kim bilir daha ne seneler geçireceğiz böyle yanyana, kafa kafaya. yıllar geçtikçe insanın yanında kendini güvende hissedebildiği insan sayısı o kadar çok azalıyor ki… çoğu zaman kolayca yanılgılar içerisinde bocalayıp o güvenin nasıl yıkıldığına seyirci kalıyoruz. kalıyorum değil de kalıyoruz diyebilmek işte güzel olan. yalnız değil; birlikle, sırt sırta göğüsleyebilmek hayatı. şimdi burda yoksun ya eksik bu aralar bir yanım hep. her gün görüşemesek, konuşamasak da herhangi bir durumda arayacağım ilk insanlardan birinin olmaması yakınımda, içimdeki burukluğun sebebi. seni güldürememenin en sevinçli anlarımda, hatta bazen en mutsuz anımda bile o içten gülüşünü görmek için kendimle dalga geçememenin eksiklikleri tarif edilemeyecek durumda şu sıralar.
işte böyle çok da bir ana fikri olmayan bir yazımın sonuna geldik. elimden dökülsün istedim bir kaç satır sen uzaktayken mektup niteliğinde. iyi ki hayatımdasın. iyi ki varsın.
people always leave.
hey gidi günler. dinlemeyeli uzun zaman olmuş özlemişim.

